Gümüş Ayın Soğuk Nefesi: Ruhlar Arasındaki Görünmez Duvar
Dün gece, mürekkebin kokusu odama sindiğinde, elli yıl önce rahmetli ustamdan aldığım o yıpranmış cildi yeniden araladım. Sayfaların arasından dökülen tozlar, sanki Mezopotamya’nın kadim rüzgarlarını taşıyordu yanıma. Kalp, her zaman sevdayla ısınmaz; bazen o ateş öyle bir harlanır ki, sahibini de etrafındakileri de küle çevirir. İşte o an, o yakıcı feryadı dindirmek, ruhu serinletmek gerekir. Geçen kış, uzak köylerden birinden gelen yaşlıca bir kadın kapımı çaldığında, gözlerinde o çaresizliğin gölgesini görmüştüm. Oğlunun, kendisini felakete sürükleyen karanlık bir tutkuyla yanıp tutuştuğunu anlatırken sesi titriyordu. Ona baktım, derin bir iç çektim… İlim, sadece kavuşturmak için değil, bazen de selamete erdirmek için o araya aşılmaz ama huzurlu bir soğukluk koymak içindir.
Zulmetten Selamete: Bir Annenin Gözyaşları ve Kadim Formül
Süryani geleneğinde soğutma işlemi, bir nefret tohumu ekmek değildir; aksine, birbirine zarar veren iki ruhun arasındaki o zehirli bağı, buzdan bir kalkanla korumaya almaktır. Masamdaki o eski Süryanice metinde yazdığı gibi; “Horo d’malko d’ayno…” yani gözün nuru söndüğünde, kalp serinliği arar. O kadın için hazırladığım ritüelde, safran mürekkebiyle ceylan derisine işlediğim semboller, bir intikamın değil, bir kurtuluşun nişanesiydi. Bizim işimiz, doğanın dengesini bozmak değil, bozulan dengeyi o kadim soğuklukla yeniden tesis etmektir. Bir ay geçti geçmedi, o kadının gönderdiği haberde oğlunun artık o takıntılı rüyalardan uyandığını, ruhunun sükunete erdiğini duydum. İşte o vakit, bu ilmin ne kadar ağır bir emanet olduğunu bir kez daha hissettim kemiklerimde.
Süryanice Duaların Titreşimiyle Çözülen Bağlar
Herkesin harcı değildir o görünmez ipleri tek tek, koparmadan ama dondurarak ayırmak. Kelimeler, havada asılı kalan buz kristalleri gibidir; yanlış bir telaffuz, yanlış bir niyet, tüm o manevi iklimi darmadağın eder. Gece yarısı, mumu söndürüp sadece yıldızların ışığına bıraktığımda kendimi, o soğutma ritüelinin sadece iki insan arasında değil, insanın kendi içindeki o kemirgen duygularla arasına da set çektiğini görürüm. Kadim Süryani kitapları bize öğretir ki; fazlası zarar olan her duygu, terbiye edilmeye muhtaçtır. Eğer o bağ, ruhun kanatlarını kırıyorsa, soğutmak en büyük merhamettir. Ellerimle dokunduğum o parşömenlerdeki sırlar, bugün de aynı vakarla, hakikati arayanların dertlerine derman olmaya devam ediyor. Bu yol, sabır yolu; bu yol, sessizliğin sesini duyma yoludur.
Uzun süredir devam eden ailevi sorunlarımız vardı. Havva Hanım sayesinde evimize yeniden huzur ve neşe geldi. Süreç boyunca her sorumla ilgilendiği için çok teşekkür ediyorum. Herkese tavsiye ederim.
YanıtlaAvusturya'dan ulaştım, kendisi çok nazik ve ilgili bir hoca. Söylediği vakitler içerisinde tüm beklentilerimiz gerçekleşti. Hayatım resmen düzene girdi, kendisine sonsuz saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
YanıtlaDaha önce birçok kişiyle çalıştım ancak Havva Hanım kadar dürüst birine rastlamadım. Boş vaat vermeden, sadece gerçekleri konuşuyor. Sonuç odaklı çalışması sayesinde kısa sürede feraha kavuştum. Sağ olun.
YanıtlaÜzerimdeki o ağır kısmetsizlik hissi tamamen kalktı. Havva Hocamın rehberliği ve duaları ile kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. İşini bu kadar profesyonel yapan birini bulduğum için çok şanslıyım.
Yanıtla