Zamanın Ötesinden Gelen Bir Ah: Gümüş Muhafazadaki Gizem
Geçen kışın en sert gecelerinden biriydi, rüzgar manastırın duvarlarını döverken kapımı çalan o çaresiz kadını hatırlıyorum. Gözlerinde fer kalmamış, ruhu sanki bedeninden firar etmek ister gibi titriyordu. Ellerinde tuttuğu o eski, yıpranmış kumaş parçasını gösterdiğinde anladım; yarım bırakılmış, ehil olmayan ellerde ziyan edilmiş bir bağın ağırlığıydı bu. Süryani dedelerimizden bize miras kalan o derin ilim, sadece kağıda bir şeyler karalamak değildir. Bağlama muskası dediğimiz o kutsal emanet, iki ruhun arasındaki kopuk telleri görünmez bir gümüş iplikle yeniden örmektir. O gece, kadim Mshahlonita yazmalarını açtım; mürekkebin kokusu odayı sardığında, odadaki mumların alevi bile bir başka titredi.
Safran ve Ceylan Derisinin Ruhani Buluşması
Bağlama muskası hazırlarken sıradan bir kağıt kullanmam ben; o kağıdın bir canı, bir hafızası olmalı. Hakiki ceylan derisi üzerine, yedi farklı dağın safranı ve misk-i amberle harmanlanmış mürekkebi damlatırken, aslında o kişinin iradesine değil, kalbinin en derinindeki o unutulmuş sevgi tohumuna dokunuyorum. Yazdığım her bir Süryanice harf, gökyüzündeki yıldızların o anki konumuyla mühürlenir. Kolay mı sanıyorsun bir insanın kalbini bir ömür boyu tek bir yöne çevirmeyi? Değil elbet. Sabır ister, riyazet ister ve en önemlisi o görünmez kapıları açacak anahtara sahip olmayı gerektirir. Bir keresinde, yedi yıl boyunca birbirine tek kelime etmemiş bir çiftin, hazırladığım bu tılsımlı muhafaza sayesinde nasıl yeniden aynı sofrada ekmek böldüğüne şahitlik ettim. O an anladım ki, doğru saatte ve doğru niyetle yazılan tek bir harf, binlerce feryadı dindirebilir.
Yıldız Saatleri ve Mühürleme Ritüeli
Herkes eline kalem alıp bir şeyler yazar ama o yazının içine ‘can’ üflemek her yiğidin harcı değildir. Bağlama muskası, gökyüzünde Venüs ve Jüpiter’in o nadir kavuşma anlarında, tütsülerin dumanı arşa yükselirken tamamlanmalıdır. Ben o mühürleme anında, sadece dünyevi dertleri değil, o iki ruhu ebedi bir ahit ile birbirine bağlarım. Hazırladığım bu emanet, gümüş bir muhafaza içinde taşınırken, aslında taşınan şey sadece bir nesne değil, yeniden doğan bir umuttur. O kadim sözler der ki: ‘Ruhun bağlandığı yer, bedenin yurdudur.’ Eğer o yurt yıkılmışsa, biz onu ilimle, sabırla ve kadim Süryani dualarıyla yeniden inşa ederiz. Bu işlem bir tahakküm değil, savrulan bir kalbin limanına sığınma törenidir. Gecenin karanlığında, kandil ışığında yazdığım her satırda, kopan bir bağın feryadını susturur, yerine huzurlu bir sessizlik ekerim.
Uzun süredir devam eden ailevi sorunlarımız vardı. Havva Hanım sayesinde evimize yeniden huzur ve neşe geldi. Süreç boyunca her sorumla ilgilendiği için çok teşekkür ediyorum. Herkese tavsiye ederim.
YanıtlaAvusturya'dan ulaştım, kendisi çok nazik ve ilgili bir hoca. Söylediği vakitler içerisinde tüm beklentilerimiz gerçekleşti. Hayatım resmen düzene girdi, kendisine sonsuz saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
YanıtlaDaha önce birçok kişiyle çalıştım ancak Havva Hanım kadar dürüst birine rastlamadım. Boş vaat vermeden, sadece gerçekleri konuşuyor. Sonuç odaklı çalışması sayesinde kısa sürede feraha kavuştum. Sağ olun.
YanıtlaÜzerimdeki o ağır kısmetsizlik hissi tamamen kalktı. Havva Hocamın rehberliği ve duaları ile kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. İşini bu kadar profesyonel yapan birini bulduğum için çok şanslıyım.
Yanıtla